23 Eylül 2010 Perşembe

Tebdil-i Mekan - Bursa 2. gün

2. gün Kent Meydanında sinemaya gittik..
Küçük cadının köpeği de bize eşlik etti:)
Geçen hafta 3. nolu ablam ve sinema tutkunu enişte gitmişler bu filme :D (düşünün artık çizgi filmleri bile izliyorlar :D ) Çılgın Hırsız ın 3 boyutlusuna gidin mutlaka dediler. Film güzeldi çok eğlendik (dimi kızlar:) )

Bunlar da benim çektiğim fotoğraflar:D
3D filmin fotoğrafı net oluyormuş onu keşfettim, zaten tv den bir görüntü çekince ekran pır pır yapıyor ya :) demekki 3 boyutlu ile frekansları uyuşuyormuş, bi yaşıma daha girdim ;)
Şu alttaki ufaklığa bayıldık:) kaç gündür durup durup "unicornları severim...." diye şarkısını söylüyor kızlar:D
---------------------------------------------------------------------
Bir sonraki adres ; Botanik Parkı...
Küçükken anneannemin bahçesine gidince tenekenin içinde mısırlar kaynarken biz de altında kendi mısırlarımızı patlatırdık.
Büyükbabamın ucunu sivrileştirdiği çomaklara mısırlarımızı takardık. Bir de kabak yapraklarının sapından ateşe üflemek için borular kesip üstündeki ince dikenlerini temizlerdi (bilir misiniz o yöntemi?:) ) Kendin pişir kendin ye..
Kaç senedir közde pişmiş mısıra hasrettim..
Mmmm çok güzeldiii:)
Bir de kaç senedir bisiklete binmiyordum, özlemiştim.. İyiki gitmişim dediğim iki kare işte ;)
Hep beraber bisiklete bindik.. Botanik parka ilk defa gittim, sadece bisiklete binmek için tekrar gidebilirim:D Çocuklar ertesi gün okula gidecekleri için çok fazla gezemedik ama güzeldi..
Alıç sever misiniz? Küçük cadının boynundaki alıçları çekerken büyük cadının fotoğrafa girme çabası vardı:)))
Bunlar da herkes maXimumda pozu, yine büyük cadı sabote etmiş fotoğrafı :P
-------------------------------------------

C&A dan aldığımız yüzükler..
Cupecake li olan cadıların, aşağıdaki benim;)
----------------------------------------------------
Bir günü daha bitirdik...
Kızların okulu başlayacağı için onları babalarıyla yolcu ettik.. Ablamla başbaşa kaldık:) Çünkü pazartesi günü resim sergisi açılışı vardı :)
E vakit daha erkendi, giderlerken bizi de Kent Meydanına geri bıraktılar.. Biraz gezdik, birer kahve içtik:D ama o kahvenin fotoğrafını çekmedim zaten filtre kahveydi :P

Evin penceresinden çekilmiş fotoğraflarla bu postu da noktalayayım ;)
Nokta . :P

22 Eylül 2010 Çarşamba

Tebdil-i Mekan- Bursa 1. gün

Fotoğrafları düzenlerken yazıyı yazmadan postu yayınladım iyi mi:)))
O kadar çok fotoğraf var ki işin içinden çıkamadım gün gün ayırdım postları..
Öncelikle bu güzel haftasonu için enişteme, ablama (1 nolu abla bursa postlarında kısaca "abla" olarak geçecektir:D )cadılarıma teşekkürü bir borç bilirim;)

Gezi boyunca cadıların programı harfi harfine uygulandı sadece ablamla benim ikea planımız suya düştü(sebebini az sonra açıklayacağım:) )
İlk adres : As merkez.. Yukarıdaki toprak haritası ilginçti ama spotlardan güzel fotoğraf çekememişim. Sadece Bursa olan kısmı ekledim..
As merkeze gidiş sebebimiz "buz pateni" ;)

Bir adet 45 numara buz pateni ayakkabısı görüyorsunuz:) Cadılar babalarıyla eğlendiler, düştüler biz de fotoğraf çektik:) Çok güzel düşme kareleri de var ama eklemedim, belki sonra;)

Bu arada kahve tiryakisi oldum galiba:) Her gün ablamla nerde kahve içebiliriz diye etrafa bakındık, kahve kokularına doğru uçtuk (hani çizgi filmlerde olur ya) :D
En güzeli de bu Türk kahvesiydi.. Kağıt bardakta ama nefisti;)
Bu bardakta kahve falı olur mu:P
-----------------------------------------------------------------------------
İkinci adres İkea idi ama hayal oldu:)
Saat 9 da gittik, kapanış saati 10 muş.. Neyse dedik alıştırma turu olur sonra tekrar gelir keşfederiz:D Ama nerdeee... Tam otoparktan çıkarken bir baktık Tarkan konseri başlıyor:)

Konser olduğunu duymuştuk ama açık havada olduğunu bilmiyorduk:) Bir gün Tarkan konserine gideceksin deseler hayatta inanmazdım:D
1 saat gezelim nasıl olsa konser bitmez dedim ama enişte dinlemedi . E ayağımıza kadar gelmiş biraz dinledik:) 1 şarkı daha , bu şarkıdan sonra gideriz diye diye kaç saat oyaladı bizi:)
Benim ruhum yaşlı diyorum, azıcık da mı zevk almaz insan:D Elimde değil sevmiyorum, şarkıların sözleri bile anlaşılmıyor gürültüden, kalabalık vs :)))Konser işi bana göre değil...Otur dinle radyodan:P

O ortamda, ışıkta nasıl hangi ayarla fotoğraf çekilir onun denemelerini yaptım bol bol:D bir sürü fotoğraf çekmişim işe yarar bişey çıkmamış o ayrı:)))
Al işte bu da Tarkan trafiği:))) Yer gök araba, otoparktan 45 dakikada çıkmışız:)
En çok enişteme yaradı 1. gün:)
Küçük cadıma da Tarkanın kim olduğunu anlatana kadar canımız çıktı:D Hatırlayamadı bir türlü, Keremcemle karıştırmış meğer:)

17 Eylül 2010 Cuma

Yolcudur Abbas

Bu fotoğraflara böyle bir yazı yazmak aklımın ucundan geçmiyordu :)
Bavullar tamam da "safari" ye gitmiyorum maalesef:D
Bursa yolu göründü (biraz emrivaki oldu sanki amaa:))) neeyse )


Safariyi tercih ederdim:P
Hemen açıklama yapayım; fotoğraflardaki deriyi cumpadan aldım, küçük 2 parçaydı devamı da gelmedi.. Ne yapacağıma henüz karar vermedim ama desenleri güzel dimi?;)
-------------------------------------
Alakasız bir post oldu zaten kitapları da ne düşünerek bu taslağa eklediysem artık:D
Herhalde yeni gelen kitaplarımı da alıp safariye gitme hayali kurmuşum haha:))))
Safari tadında bir Bursa gezisi bekliyorum abla senden :)))

Not: Gözlüğe hiç girmeyeyim o da renk uyumundan girmiş kareye sanırım:))

Herkese güzel bir haftasonu diliyorum..

15 Eylül 2010 Çarşamba

Fotoğraf Makineme Bayramlık Diktim :)

Ne zamandır aklımdaydı bayrama nasipmiş:)
Daha önce yayınladığım Papyonlu Çantanın sapı gibi yaptım.
Fotoğraf makinesinin orijinal askısının ölçülerini aldım, kırmızı deri ve kumaştan parçalar kestim, iğneledim (dikkat ederseniz iğneleri dikeceğim dik olarak iğneledim, böylece dikerken çıkarmak zorunda kalmıyorum. Pek dikiş bilgim olmadığı için arada annemden öğrendiğim püf noktaları çok işime yarıyor;) )
Azıcık yamukluk var onu da görmezden gelin canıım :P

Sonra ıvır zıvırların olduğu kutunun içinden bu ayakkabı bağcığını buldum.. Rengi, eni , boyu uygun ama biraz daha sert bir şerit olması gerekiyormuş. Makineye bağlayınca istediğim gibi durmadı, kaymasın diye bağlamak zorunda kaldım:)
Bu deri olan kısmı dikmek çok zorladı beni..2 kat deri, bir de sapındaki deri ve kumaşlar etti mi sana 4-5 kat:) aslında beni değil dikiş makinesini zorladı :D
Sonuç hoşuma gitti:) Yabancı bir blogta fırfırlısını görmüştüm bir dahaki sefere onu deneyeceğim ;)
-------------------------------------
Bayramda giydiğim kırmızı pabuçlarımla da uyum sağladı yeni askım ;)

14 Eylül 2010 Salı

Pide pizza

Bayram hediyelerini ekledim bir de bayram kahvaltısı için yaptığımız pide pizzayı yayınlayayım;)

Pide o kadar kalınmış ki 2 ye kesilmiş hali bile bir pide kadardı:)

Dilimlemek için de makas en ideal araçtı:)

Bize afiyet oldu siz de yapın size de olsun;)

Biraz Nostalji..

Bayram sabahı "evreka" dedim ve hemen bu kutuyu bulup çıkardım yerinden (genelde aranınca bulunmaz böyle şeyler ama hayret ilk seferde buldum :) )
Kutuyu daha önce bu kadar incelememişim herhalde meğer " Cumhuriyetin 10. Yıl Dönümü Hatırası"ymış.. Yani tam 77 senelik bir kutu...
E haliyle biraz eskimiş... İnsanı çocukluğuna götürüyor. Filmlerdeki zaman makineleriyle boşuna uğraşıyorlar:)

Kutunun içinde ne mi var ???
Ablamların mendil koleksiyonu :) (1 ve 2 nolu ablalarımın. 3 nolu ile bizim peçete koleksiyonumuz vardı:) o kutuyu da çıkardım daha sonra mendilleri, peçeteleri detaylı fotoğraflarım;) )
Daha önce aklıma gelseydi mendillerin içine de nostaljik birşeyler sarardım:(
Halay çeken anahtarlık-kalemleri almıştım çocuklar için:)
Evde olan şekerler, zamane şekerleri(jelibonlar) ve bozuk parayı da kalemlerle beraber mendillere sardım..
Tabi birbirine benzeyen, hala her yerde bulunabilecek olanlara sardım:P Diğer resimli orjinal mendillere kıyamadım:D

Zaten afacanlar bu mendillere paket kağıdı muamelesi yapıp bir kenara atmışlar:) Cadılarım saklamışlardır herhalde (kızlar daha mı ince ruhlu ne:D )

6 Eylül 2010 Pazartesi

Rengarenk Taç + Toka

Sağolsun eş, dost, akraba "Reyhan belki değerlendirir" diyerek bişeyler gönderiyor. Bu taçtaki çiçek düğmeler ve aşağıdaki snoopy o şeylerin içinden çıkmıştı.. Bir taça ve tokaya monte edilip sahibine iade edildi:))
2 nolu ablamı yemeğe davet etmişler, küçük kızı için birşey yapar mısın dedi. Tamam dedim zaten bir sürü malzeme göndermiş birşeyler yapmak istiyordum. Hemen işe koyuldum ve bu taç çıktı ortaya;)
Sonra ablamı aradım taç yaptım geçerken uğrayın diye, aa taç yapmasaydın çocuk küçük toka daha iyi olurdu falan filan dedi :S Benim moralim bozuldu tabi o kadar uğraşmışım:)
Neyse bir de toka yaptım (acele olunca pek düzgün olmadı tabi:( )
Meğer taçı metal taçlardan sanıyormuşmuşmuş, sen bana taraklı mı metal mi diye sormadın kii:)))

Yakından hataları daha belliymiş, bu fotoyu koymasamıydım acep:P
İnşallah beğenmişlerdir;)

4 Eylül 2010 Cumartesi

O kadar uzun süre ara verirsen başlık bulma yetini kaybedersin tabi....Günün Karesi? Kış hazırlıkları? Isırmalık ayak:) En uzun başlık acaba ne kadar?

:))))))))) Bu kadarmış...

Bir gece ansızın dedim ama neredeyse sabah oldu:D Geldiiiim....

Blogtan uzak kalma sebepleri, geçen sürede olanlar, içsesin gevezelikleri, içsesin asabi bir şekilde dışa çıkması:) vs vs hiiiç birine girmeyeceğim..
Ama bu sürede herhalde yan gelip yatmadım (şekil A daki gibi:D )
-Şekil A -
(şekil A daki ayakların sahibine teşekkür ederim ;) Tam ısırmalık dimiii )
-------------------------------------------------------------------------------
İşte boş durmadığımın kanıtı:)
Annemle bir gün sahurdan sonra biberlerin tohumlarını çıkardık. Kuru biber dolması için biraz uykusuz kalmaya değer:)
Balkondaki görüntü burda;)
Yerdeki tepside 1 hafta önce kurutulmuş doğranmış biberler, 2 dizi de dolmalıkların arasında var. Şimdi hepsi kızardı tabi
Yalnız anne sözü dinlemedim biberleri doğrarken eldiven giymedim..Doğrarken hiç sorun yoktu. Sonra ellerimi yıkadım.....Allaahıııım nasıl bir acııııı:))) Sol elim cayır cayır yanıyor .. Anlatamam o acıyı (anlatırım aslında :) hani yanınca içinden içinden sızlar ya işte öyle )
Neyse buz, su.. geçmiyor. Suyun içine sirke koysam nasıl olur dedim, daha fena yandı..Google a sordum umutsuzca, bunu da bildi :)))) Meğer sirke önce daha çok yakarmış sabretmek lazımmış.. Sonra anestol sürdüm yarım saat sonra geçti:D
Kıssadan hisse; bazen anne sözü dinlemek lazımmış :P
-------------------------------------------------------------------------------
Birkaç senedir kabak da kurutuyor annem, o da çok güzel oluyor.
İşte yapım aşamaları;

Eldiven kabak soyarken de şart.. Yapış yapış kalırsınız mazallah:)
Kabakları 4 e bölüp, içlerini çıkarıp tekrar 2 ye bölmüyorsunuz (bölüyormuş gibi yapıp fotoğraftaki gibi 3/4 üne gelince duruyorsunuz:) sonra iplere takıyorsunuz:D

NOT 1 : kabağın içlerini deee atmıyoruuuuz:) Çok pratik ve lezzetli bir börek tarifi görmüştük tv de ondan yaptık..
NOT 2 : Hatta hattaa o biber kökleri var yaaa onun tohumlarını ayıklayıp (eldivenle tabi:D ) tohumun altındaki yumuşak yeri domates ve biraz biberler(doğru mu ablalar tarif? sarımsak da vardır herhalde ) kavurunca nefffis bir yemek çıkıyor ortaya.. Yapsaydık onun da fotoğrafını çekecektim ama üşendim:D Babaannemin tanımı ile " koyun iliği" gibi olur hahaha:) :) :)

Yanii sonuç olarak BOŞ DURMADIM EFENİM :)

2 Eylül 2010 Perşembe

Bir gece ansızın gelebilirim :)

Bu şarkıyı ablalarıma armağan ediyorum :))
(ve tabi yeni birşey eklenmiş mi diye ara sıra blogu ziyaret edip "eleman ilanı" yazısını görmek zorunda kalan herkese ;) )

NOT:
Fotoğrafı neden seçtim bilmiyorum, bir anlamı yok. Ama şu "hıh" diyen bakışı hoşuma gitti :D Bu bir t-shirt. 1 nolu ablam pazardan 1 tl ye almış, küçük bir yırtığı var icabına bakıp tamamını fotoğraflarım bir gün;)

10 Ağustos 2010 Salı

Eleman İlanı...

Keyfime kahya aranıyor... Maaş dolgundur !

:) :P :D ;)

8 Ağustos 2010 Pazar

-açıklayıcı olmayan bir açıklama yazısı-

Bir önceki postu anlamaya çalışmayın zira anlaşılsın diye yazılmadı..
Şu kadarını söyleyeyim karakteristik bir burnum olabilir, halimden memnunum.. Estetik falan yaptırmaya gitmedim :)