17 Kasım 2011 Perşembe

Ş&S- L&M- PS :P

İskender Pala okuyucularına bakıyorum, bir kitabını okuyan müdavimi oluyor :) Merak edip kuzenin Pala koleksiyonundan bir kitap almıştım vakti zamanında pek sarmamıştı :D  (demekki doğru kitap değilmiş ya da doğru zaman )
"Şah & Sultan"ı okuduktan sonra (ki kabuslar gördüm o kitap yüzünden:)   ) hızımı alamayıp "Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk" kitabına başladım (hızımı biraz kesse de güzel gidiyor şimdilik :)) güzel bir üslubu var yazarın İskender Pala sevenlere hak verdim ;)  )

---
Fotoğraftaki emektar saatimizi görünce (kendisi okul yıllarında bibibibip bibibibip diye hep kibarca uyandırmıştır bizi:)   )  pembe saatin pabucunu dama atan yeni gözdemin de fotoğrafını çektim ;

Saatin tarihinden de anlaşılacağı gibi 22 ekim cumartesi günü çekilmiş fotoğraf (biraz geriden geliyor blog bu sıralar farkındayım :D  )( nedense bu yazıda çok parantez açtım onun da farkındayım :)   )
Önce 3 nolu ablam aldı bu saati, hoşuma gitti.Çünkü gece uyanınca saate bakmak için başucumda küçük bir fener bulundururum.. Saatin dokununca yanan projeksiyon özelliği tam bana göre:) Bir de 2 alarm kurma özelliği var, bir de şekerleme modu (hani şu 5 dk da bir çalan:)  ) niye bu kadar reklamını yaptım ki saatimin :))) 
Özellikle cep telefonu alarmlarını kullananlara tavsiye ederim, en azından uyurken telefonlardan uzak durmakta yarar var;)

NOT: başlık bulamadım bir türlü, biraz şifreli oldu... sanırım okuduğum kitabın etkisi:))

21 yorum:

sevgi dedi ki...

yazıların çok güzel akıcı,tebrik ederim.elişlerinde bir harika ellerine sağlık.iyi akşamlar

pempe gönlüm sende dedi ki...

bu kitabı okumak aklımdaydı, herkesten tavsiyeler alıyorum şimdi daha çok iştahım kabardı:)

deren dedi ki...

bende katre-i matem'e defalarca başlama rağmen bir türlü devamını getiremedim.(ki proust,oğuz atay felan okumuş insanım :)saate gelince hep cep telefonumun saatini kullanıyorum,pek radyasyonlu ama:))
(bu arada blogla ilgili bir durum habire parantez açasım var senin bloga yorum yazarken)

MARİFETLİ PERİ dedi ki...

İskender Pala kitaplarını hiç okumadım ama aklımda olacak bundan sonra.
Saatin de pek güzelmiş. KAranlıkta duvara da mı saati yansıtıyor? Çok güzel fikir doğrusu:)
Bu arada 18-28 Kasım arası kanaviçe ustası sevgili Filiz Türkocağı'nın Kütahya'da sergisi var. Gelmeyi çok isterdim ama belki benim yerime sen gidersin diye haber vereyim dedim. Gidebilirsen ve Filiz hanımla tanışırsan selamlarımı ilet lütfen:) Serginin ayrıntılarını blogumda yayınlayacağım.
Sevgiler.

EMİNE ÖZTÜRK dedi ki...

ben de yazarın müdavimi oldum yeni yeni... son kitabı od'u alacağım en kısa sürede...

Düşlerimden İnciler dedi ki...

Saatin gece modu güzelmiş :)

Gul/İnn dedi ki...

iskender pala'yı çok severim..seninde sevmene sevindim canım..saatde pek hoş..

xcelis dedi ki...

Günaydın Hayırlı cumalar.
İskender Hocamın kitapları çok güzeldir ya.Bitti diye üzülürsün.Sonuçlar seni şaşırtır asla beklediğin gibi çıkmaz.Ah ah =)
Katre-i Matem i okumuşmuydun kesinlikle tavsiye ederim.

esen dedi ki...

Yavuz Sultan Selimin resmi var kitabın üstünde hemen tanıdım.Neden onun hakkında bir dizi ya da kitap yok derken sayfanızda görünce sevindim.Bende alıp okuyayım.Paylaşımınıza teşekkürler.

SİHİRLİTORBA dedi ki...

saat güzlmiş,güle güle kullan...ben duvar saati seviyorum...şah&sultan ı ben de çok sevmiştim ama diğeri sonlara doğru sıktı beni :))) Ama şimdi od u da çok merak ediyorum ;)inşaAllah sen sıkılmazsın...sevgiler...

biyasimadahagirdim dedi ki...

sevgi; teşekkür ederim;)

pembe gönlüm sende; gerçek olayların olduğu romanları okumayı hep sevmişimdir (gerçi şah&sultan daki bazı sahneleri unutsam fena olmaz :) )

deren; katre-i matemi çok tavsiye eden var, demekki senin için de doğru zaman değilmiş:D (korkuttun beni hiç başlamasam mı katre-i mateme acaba:) )

marifetli peri ; evet tavana çevirdim projeksiyonunu gece uyanınca saate dokunuyorum karşımda saati gösteriyor:D
Sergiye gidebilir miyim bilmiyorum, kütahya 1 adımlık yer ama bakalım;)

emine öztürk; evet od da güzeldir eminim yunus emre'yi severdim lise yıllarında:)

düşlerimden inciler; evet internetten alıp pişman olmadığım şeylerden biri bu saat;)

gül/inn; okuyup sevmiyorum diyene rastlamadım, merak ettim bende başladım bakalım:)

xcelis; hayırlı cumalar, katre-i matem'i okumak farz oldu artık:) ama araya başka bir yazar almalıyım, ağır gelecek yoksa:D

esen; aman aman dizisini yapmasınlar, kitabını bile okurken çok etkilendim, savaşlı kabuslar gördüm hep :)

sihirli torba; teşekkür ederim;)
inşallah sıkılmam, od ile ilgili yorumlarını bekleyeceğim;)

CREATIVE MIND dedi ki...

good girl :) keep studying!! but not so late night !!

biyasimadahagirdim dedi ki...

ok my teacher ;)

NAR's-istanbul dedi ki...

ikisini de okudum... gerisini de okurum:) iskender palanın bir söyleşisine de katılıp kendisine olan hayranlığımı ikiye katladım.
Ş&s, L&M yi anladım ama PS nedir? :)

Ş&S den aklımda kalan birşey:

Nerdi olan neylesin?
Durmasın söylesin
Korkuyorsa neylesin?
Korkmasın söylesin.. :)

NAR's-istanbul dedi ki...

Bak şimdi KAtre-i Matem geldi aklıma, ben o kitaptan sonra yaptığım çantalara lale figürü eklemeye başladım, kızım olursa ismini lale koyma kararları aldım. laleli sözleri beğenip altını çizdim... hala da o satırları tekrar arada okuyorum. mesela:
- Ve elbette lale Doğuludur, Hıristiyanlık kadar, Musevilik kadar, İslamiyet kadar Doğuludur... Lale utangaçtır, taze bir gelin kadar, iltifat görmüş bir nazenin kadar utangaç... Lale altı yaprağıyla hercayidir, batılar ve kuzeyler kadar, alt veya üstler kadar... Lale sabr u sebatın, ölümden sonra dirilmenin adıdır, ekim mevsiminde ekilip nisan mevsiminde açacak kadar... Lâlenin serencamı necip Türk milletinin tarihi sayılır; ikisinin de zaman atlasında yaptıkları yolculuklar sanki örtüşmektedir. Türk milleti de tıpkı lâle gibi taşralı olarak nitelendirilmiştir. Çünkü o kırda, bozkırda yaşar. Ancak bozkırın tahakkümü onun elindedir. Dolayısıyla oranın sultanıdır. Şehre geldiğinde, taşralı olarak nitelendirildiği için kabul görmez ve oradan uzaklaştırılmak istenir. Çünkü şehirde yaşayanlara göre, medeniyetten bihaber olan Türkler buraya yaraşık değillerdir. Tıpkı kırların çiçeği laleleri bahçelerine almayan milletler gibi. Bundan dolayı Avrupalılar Türkleri hep geldiği yere, bozkıra geri göndermek istemişlerdir. Oysa çiçekler içinde lale ne ise milletler içinde Türk odur. Nasıl ki lâle İslâm'ın remzi olmuşsa, Türkler de İslâm'ı temsil eden bir kimliğe bürünmüştür. Avrupa'da Türk denince İslâm, İslâm denince Türk'ün akla gelmesi işte bundandır.

İskender Pala

Ne kadar muhteşem satırlar...

biyasimadahagirdim dedi ki...

tv programlarında rastlayınca da çeviremiyor insan kanalı :)
PS de "projeksiyonlu saat " hahaha:))) L&M nin etkisiyle yazılmış saçma bir başlıktı kabul ediyorum :)

ş&s deki o kızcağızda ölmüştü dimii:(

NAR's-istanbul dedi ki...

evet heyecandan kalbi duruvermişti:(

biyasimadahagirdim dedi ki...

ayyy narsistanbul olmaz ki böylee merak ettirdin kitabı şimdi :))

biyasimadahagirdim dedi ki...

yorumlarına yetişemedim ama anladın sen beni;) :)

NAR's-istanbul dedi ki...

okumalısın o zaman :) ben de OD u merak ediyorum.

biyasimadahagirdim dedi ki...

benim OD a daha zamanım var bi elimdekileri bitireyim :)